Anasayfa  ›  Teknik SEO

Teknik Seo

Teknik SEO, sayfanın makinece okunan yanıdır: adreste ve dosya adında bozulan Türkçe harfler, tarayıcının “Çevir” düğmesinin sayfaya yaptıkları, hız araçlarının birbirini tutmayan sonuçları ve reklam engelleyicinin ziyaretçiden gizledikleri.

Telefon ekranı: Teknik SEO

Teknik SEO Türkçe Harflerin Adreste ve Dosya Adında Bozulmasını Nasıl Önler?

Karaman merkezde bulgur üreten bir işletme, yeni fiyat listesini sitesine yükler. Dosyanın adı “Taş Değirmen Bulguru Güz Fiyatları”dır; içinde ş, ğ, ü ve boşluklar vardır. Sahibi bağlantıyı kopyalayıp bir toptancıya mesajla gönderir. Karşıya varan satırda harflerin yerini “%” işaretleri ile anlamsız harf ve rakam çiftleri almıştır; satır ortasından bölünmüştür. Toptancı dokunur, liste açılmaz. Teknik SEO bu bozulmanın nedenini adreste arar.

Nedeni şudur: bir internet adresi yalnızca temel alfabenin harflerini, rakamları ve birkaç işareti olduğu gibi taşır. Bunların dışında kalan her şey, yani ş, ğ, ü, ö, ç, ı ve boşluk, yola kodlanmış hâliyle çıkar; her biri “%” ile başlayan öbeklere dönüşür. Tarayıcı, yani internette gezdiğiniz program, bu öbekleri çözer ve adresi size Türkçe gösterir. Kopyaladığınızda ise çoğu zaman kodlu hâli gider.

Türkçe harfli adres çalışır; ama üç yerde tökezler. Kodlu hâli bozuk göründüğü için alan kişi dokunmaya çekinir. Uzundur; kimi mesaj ve e-posta programı satırı bir yerinden böler, bağlantının yalnızca ilk parçası çalışır. Elle yazılması da zordur: broşürdeki adresi Türkçe klavyesi olmayan biri yazamaz, olan da kolayca yanılır. En sık rastlanan örnek, adında Türkçe harf ve boşluk bulunan dosyalardır: fiyat listeleri, kataloglar, fotoğraflar.

Türkçenin iki i’si ayrı bir tuzaktır. Bizde dört harf vardır: noktalı küçük i ile büyüğü İ, noktasız küçük ı ile büyüğü I. Türkçe kuralını bilmeyen yazılım ise büyük I’yı küçültürken noktalı i yapar, küçük i’yi büyük yazarken de noktayı düşürür. Aynı sözcük böylece iki ayrı adrese dönüşebilir; site içindeki arama kutusu da büyük harflerle yazılmış “PİLAVLIK” sözcüğünü, küçük harfle yazılmış sayfada bulamayabilir.

Çaresi iki katlıdır. Adresler ve dosya adları yalın yazılır: küçük harf, temel alfabe, sözcüklerin arasında kısa çizgi; “tas-degirmen-bulguru-fiyat-listesi” gibi. Görünen başlık ise eksiksiz Türkçe kalır; sayfada da arama sonucunda da okurun gördüğü odur. Arama motorları Türkçe harfli adresi de genellikle okuyabilir; dert sıralama değil, adresin elden ele geçerken bozulmasıdır. Site yazılımlarının birçoğu yalın adresi başlıktan kendisi üretir; ayarı bir kez kurmak yeter.

Eski adresler yalnızca yeniden adlandırılmaz; yenisine yönlendirilir, yani eskisini açanı kendiliğinden doğru yere götüren bir kural yazılır. Yoksa önceden gönderilmiş her bağlantı boşa çıkar. Sayfanın kodu, yazının dilini ve harflerin nasıl kodlandığını da bildirir; bu satır yanlışsa harfler tuhaf işaretlere döner. Teknik SEO işinde ilk adımımız ücretsiz ilk okumadır: sitenizi, adresi eline yeni geçmiş biri gibi, kalem elimizde, dışarıdan okuruz; şifre istenmez.

Tarayıcının “Çevir” Düğmesi Sayfanızı Yabancı Bir Ziyaretçiye Nasıl Gösterir?

Yurt dışındaki bir alıcı, organize sanayi bölgesindeki bir bisküvi fabrikasının Türkçe ürün sayfasını açar. Tarayıcısı sayfanın başka bir dilde yazıldığını fark eder ve adres çubuğunun ucunda küçük bir soru belirir: çevrilsin mi? Alıcı kabul eder. Birkaç saniye sonra sayfa onun dilindedir; ama ürün adları da çevrilmiştir. Adında “bahar” sözcüğü geçen bisküvi bir mevsimin, “yıldız” geçen ise gökteki yıldızın karşılığıyla görünür.

Bu çeviri sitenizde değil, ziyaretçinin tarayıcısında yapılır. Sayfanız olduğu gibi durur; tarayıcı metni bir çeviri aracından geçirir ve kendi ekranında sözcüklerin yerine karşılıklarını koyar. Size sorulmaz, haber de verilmez. Yaygın tarayıcıların çoğu bu öneriyi kendiliğinden yapar ve öneri tek dokunuşla kabul edilir. Yabancı bir ziyaretçinin sitenizi ilk kez böyle, makinenin çevirdiği hâliyle görmesi bu yüzden olağandır.

Araç düz cümlelerde çoğu zaman iş görür: ürünün neyle yapıldığı, bir kolide kaç paket bulunduğu, teslimatın nasıl olduğu anlaşılır. Zorlandığı yer özel adlardır. Ürün adı sözlükte de geçen bir sözcükse onu çevirir; sokak adını, mahalleyi, kimi zaman bir soyadını bile çevirebilir. “Koli”, “adet” gibi birimler ve kısaltmalar da beklenmedik karşılıklar alabilir. Alıcı, sipariş yazısına koyacağı adı böylece yanlış öğrenir.

Çevrilmemesi gereken sözcükler kodda işaretlenebilir. O sözcüğün çevresine “bunu çevirme” anlamına gelen kısa bir not konur; çeviri araçlarının çoğu bu nota uyar ve sözcüğü olduğu gibi bırakır. Marka, ürün adı, adres satırı ve ürün kodu böyle korunur. Resmin içine yazılmış yazı ise genellikle hiç çevrilmez: görselin üstündeki kampanya cümlesi ya da ambalaj fotoğrafındaki içindekiler listesi, yabancı ziyaretçi için okunmadan kalır.

Alışılmadık yollarla kurulmuş parçalar çeviride dağılabilir. Her harfi ayrı bir kutuya konmuş süslü başlık parça parça çevrilir, cümle bozulur. Çevrilen sözcük uzadığında düğmeye sığmaz, menü ikinci satıra taşar; form kutularının içine yazılmış ipuçları kimi zaman Türkçe kalır. Sayfa kendi dilini de doğru bildirmelidir: kodunda dil hiç yazmıyorsa ya da yanlış yazıyorsa tarayıcı tahmin yürütür; çeviriyi önermeyebilir ya da yanlış dilden çevirmeye kalkabilir.

Bu çeviri, alıcının dilinde yazılmış gerçek bir sayfanın yerini tutmaz; yalnızca yabancı ziyaretçilerin çoğunun sizi önce böyle göreceğini hatırlatır. Sayfanıza bir kez de o gözle bakın: tarayıcınızın çevir seçeneğiyle başka bir dile çevirip okuyun. Teknik SEO ilk okumasında çeviride bozulan her parça bir kenar notuna yazılır. Notun üç satırı vardır: hangi sayfada olduğu, okuru nerede durdurduğu, hangi ayın listesinde düzeleceği.

Hız Ölçen Araçlar Aynı Sayfa İçin Neden Her Seferinde Başka Sonuç Verir?

Elma saklanan bir soğuk hava deposunun sahibi, sitesinin hızını merak eder ve adresini ücretsiz bir hız aracına yazar. Puan yetmiş sekiz çıkar. Emin olmak için bir daha dener: altmış dört. On dakika dolmadan üçüncü kez basar: seksen bir. O arada sayfaya kimse dokunmamıştır. Hangi sayıya inanacağını bilemez, aracın bozuk olduğunu düşünür. Araç bozuk değildir; her seferinde başka bir anı ölçmüştür.

Bir hız denemesi sayfanızı bir kez açar: belirli bir yerdeki bir bilgisayardan, hayalî bir telefonla ve bilerek yavaşlatılmış bir bağlantıyla. O tek açılış, sunucunuzun o saniyedeki hâline denk gelir. Sunucu, yani sitenizin dosyalarını barındıran bilgisayar, küçük işletme sitelerinde çoğu zaman başka sitelerle paylaşılır; komşulardan biri o an yoğunsa sizin sayfanız da gecikir. Aradaki ağın izlediği yol da her seferinde aynı değildir.

Sayfanın içindeki yabancı parçalar da sonucu oynatır. Harita, video, sohbet kutusu, ziyaret sayan kod başka firmaların bilgisayarlarından gelir; onlar bir denemede çabuk, ötekinde geç cevap verir. Sitenin önbelleği, yani sayfanın hazır bekletilen kopyası, ilk denemede boş, ikincisinde dolu olabilir. Bunların hiçbiri sizin o on dakikada yaptığınız bir şeye bağlı değildir; yine de puan her denemede birkaç basamak iner ya da çıkar.

Araçlar iki ayrı tür sayı gösterir ve bunlar birbirine karıştırılmamalıdır. Biri laboratuvar denemesidir: az önce anlattığımız, tek seferlik ve yapay koşullu açılış. Öteki sahadan gelir: gerçek ziyaretçilerin geçen haftalarda sayfanızı kendi cihazlarında nasıl yaşadığının özetidir. Yavaş değişir; bugün yapılan düzeltmeyi haftalar sonra gösterir. Günde bir avuç ziyaretçisi olan sitelerde bu ikinci tür çoğu zaman hiç bulunmaz; araç yeterli veri olmadığını yazar.

Bu yüzden benzeri benzerle karşılaştırın. Aynı aracı, aynı ayarla kullanın; telefon sonucunu bilgisayar sonucunun yanına koymayın. Tek denemeyle yetinmeyin: birkaç kez çalıştırın ve ortada kalan sonuca bakın, en yükseğine ya da en düşüğüne değil. Düzeltmeden önceki ve sonraki sonuçları aynı koşullarda alın. Puan hedef değildir; hedef, ziyaretçinin sayfanın açılmasını ve dokunduğu düğmenin cevap vermesini ne kadar beklediğidir.

Sayının altındaki öneri listesi sayının kendisinden değerlidir: hangi fotoğrafın ağır olduğunu, hangi kodun açılışı beklettiğini adıyla söyler. Teknik SEO temize çekme listesine, yani onayınızla başlanan aylık işlere, puan değil bu satırlar girer; sıralanırken önce hiç okunmayan, sonra yanlış yazılan gelir. Ay sonu mektubunda neyin düzeldiğini yalın Türkçeyle yazarız. İkinci okumada aynı araç aynı ayarla yeniden çalıştırılır, sonuç ilk notların yanına konur.

Reklam Engelleyici Kullanan Ziyaretçi Sitenizde Neyi Göremez?

Karaman merkezde bir mobilya mağazasının sahibi, telefondaki müşterisine sitedeki kampanyayı tarif eder: “Sayfanın tepesindeki resimde yazıyor, altında da ‘hemen ara’ şeridi var.” Müşteri bakar; ne resim vardır ne şerit. Mağaza sahibi kendi ekranına döner; ikisi de yerindedir. İkisi aynı adrese bakmaktadır. Fark, müşterinin tarayıcısında çalışan ve reklamları gizleyen küçük bir programdadır: reklam engelleyicide.

Ziyaretçilerin azımsanmayacak bir bölümü, reklamları ve izleme kodlarını gizleyen bir tarayıcı ya da ek program kullanır. Bu programlar sayfayı anlamaz; listelerle çalışır. Listelerde reklam ve izleme hizmetlerinin adresleri ile reklam kutularına sıkça verilen adlar yazar. Sayfa açılırken program her parçaya bakar: adı ya da geldiği yer listedekilerden birine benziyorsa o parçayı yüklemez ya da görünmez kılar. Reklam mı, değil mi, ayrıca sormaz.

Böylece reklam olmayan şeyler de kaybolabilir: kodda adına “banner”, “reklam” ya da “sponsor” yazılmış bir kutu; dosya adında aynı sözcükler geçen bir kampanya resmi; bir pazarlama hizmetinden yüklenen sohbet penceresi ya da “bizi arayın” düğmesi; kimi zaman çerez bildirimi, kimi zaman iletişim formu. Mobilyacının şeridi de böyle gitmiştir: bir pazarlama hizmetinden geliyordu, resmin dosya adında da “banner” yazıyordu.

Görünmeyen bir şey daha vardır: ziyaretin kendisi. Ziyaretçi sayan kod da çoğu zaman bu listelerdedir; engelleyici onu çalıştırmaz, o kişi sayılmadan gezer ve çıkar. Sayacınız bu yüzden siteye gerçekten gelenlerden azını gösterir; fark, ziyaretçilerinizin kim olduğuna göre küçük de olabilir, büyük de. Sayaçtaki sayıyı gelen telefonlarla ve mesajlarla birlikte okumak, onu tek başına okumaktan daha doğru bir resim verir.

Görmenin yolu kolaydır: tarayıcınıza yaygın bir engelleyici kurun ya da reklamları kendisi gizleyen bir tarayıcıyla sitenizi baştan sona bir kez gezin; eksilen her parçayı not edin. Çaresi de yalındır. Telefon numarası, arama şeridi, kampanya resmi, form gibi önemli parçalar sayfanın kendi içeriği olur: kendi sitenizden yüklenir, adları ne olduklarını söyler. “Banner” yerine “kampanya-resmi” yazmak çoğu zaman yeter.

Ziyaretçiden engelleyicisini kapatmasını istemeyin; bu onun tercihidir ve çoğu kişi kapatmak yerine sayfadan çıkar. Sayfa, o açıkken de işini görmelidir. İlk okumanın dört bölümü vardır: sitenin teknik durumu, sayfaların içeriği, işletmeniz için başka yerlerde söylenenler ve harita kaydı; teknik SEO ilkinin işidir. Sitenizin adresini bize yazın; siteyi ilk okumaya alalım. Bu okuma ücretsizdir; engelleyici açıkken kaybolan parçalar da kenar notlarına girer.

Sıkça Sorulan Sorular
Fiyat listemin dosya adını yalın harflerle değiştirirsem, müşterilerime daha önce gönderdiğim bağlantılar ne olur?

Hiçbir şey yapılmazsa açılmaz olur; eski adres artık boş bir yeri gösterir. Bu yüzden dosya yalnızca yeniden adlandırılmaz: eski adresi açanı yenisine götüren bir yönlendirme yazılır. Site yazılımı dosyalar için buna izin vermiyorsa eski dosya bir süre yerinde bırakılır, yeni liste yalın adla yanına yüklenir ve sayfadaki bağlantı yenisine çevrilir.

Addan değil, yanındaki cümleden. Ad, ambalajda ve faturada yazdığı gibi kalır; alıcı siparişte o adı kullanacaktır. Hemen yanına ürünü tarif eden düz bir cümle yazılır: kakaolu, kremalı, çift katlı bisküvi gibi. O cümle çevrilir, ad çevrilmez. Böylece alıcı hem ne aldığını anlar hem hangi adı yazacağını bilir.

Büyük olasılıkla ikiniz de yanılmıyorsunuz; başka şeyleri ölçüyorsunuz. O bilgisayar ayarıyla, siz telefon ayarıyla bakmış olabilirsiniz; araçlar ya da deneme yerleri de farklı olabilir. Aynı aracı, telefon ayarında, aynı sayfa için birkaç kez birlikte çalıştırın ve ortadaki sonucu not edin. Bundan sonraki bütün karşılaştırmalar o koşullarla yapılır.

Çoğu zaman işe yarar, ama tek başına yetmeyebilir. Engelleyici dosya adına olduğu kadar, resmi saran kutunun koddaki adına, bulunduğu klasöre ve nereden yüklendiğine de bakar. Hepsi yalın olmalıdır: içeriği anlatan adlar, sıradan bir klasör, kaynak olarak kendi siteniz. Değişiklikten sonra sayfayı engelleyici açıkken bir kez daha açıp bakın.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.

Size daha iyi bir deneyim sunabilmek için sitemizde çerez kullanıyoruz. Dilerseniz inceleyebilirsiniz.